istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort sultanbeyli escort
SAĞ REKLAM 2 -AŞK-I KADRAJ
AŞKI KADRAJ- sidebar sağ taraf 3
  • DOLAR

    Alış:6.0048 Satış:6.0297
  • EURO

    Alış:6.7129 Satış:6.7418
  • ÇEYREK

    Alış:395.03 Satış:404.99

DOĞRU ÜRETİM TOPRAĞI ANLAMAKLA BAŞLAR..

Süleyman  HARTAVİOĞLU

Süleyman HARTAVİOĞLU

DOĞRU ÜRETİM TOPRAĞI ANLAMAKLA BAŞLAR..

  • 20 Şubat 2019, Çarşamba 1:04

   24.Dönem İstanbul milletvekili Sayın Faik Tunay’ın Türkiye’nin tarım politikalarını konuştuğu bir televizyon programında, “Toprağımızı tanımıyoruz, doğru üretim yapmıyoruz çünkü toprak analizi yapılmıyor” ifadesi, tarım sektörünün en can alıcı problemini gündeme getirdi.

   Bu söylem aslında gelecekte gıda tedarikinde yaşanacak en büyük sorunun temel sebeplerinin başında geliyor. Şöyle ki; Bir sağlık sorunumuz ile ilgili doktora gittiğimiz zaman önce, tahliller istenir sonra problem tespiti yapılır ve çözüm yoluna gidilir.

   Ya da bir iş başvurusu yaparken önce CV miz bizden istenir geçmiş deneyimlerimiz ve sonrasında neler yapılacağına karar verilir, bir şirkete talip olurken şirketin bilançosunu istersiniz, şirket ne yapmış, ne yapacak? Buna göre pozisyon alırsınız.  Aslında bu eşyanın doğasında vardır, geçmişi okuma(analiz), problemi tespiti ve çözüm uygulaması yapılır. Peki canlı bir varlık olan topraklarımız için neden bunu yapmayız. Yüz yıllardır Türkiye’nin her bölgesinde geleneksel tarım yapılır; yani babadan, deden, komşudan gördüklerimiz uygulamalarla tarımsal üretim yapılır. 

   Coğrafi bölgelere göre değişmekle birlikte yıllardır aynı taban gübresi, aynı üst gübre, aynı derinlikte toprak sürümü yapılıyor. Toprağın hem fiziksel hem de kimyasal yapısı değişmesine rağmen aynı uygulamalarla üretim yapılmaya devam ediliyor. Toprak analizi yapmadan bir sonraki yılın üretim programını aynı şekilde yapıyoruz. 1920’d Hibrit çeşitlerin geliştirilmesi ile güçlü kök yapısı, geniş gövde yapısı ve yüksek verimli çeşitler elde edildi. Bu hibrit çeşitler mevcut tarım alanlarımızda ekilen tohum çeşitleridir. Hibrit tohum çeşitleri, güçlü kök yapısından dolayı yüksek gübre miktarına ihtiyaç duyar yani hibrit tohumların hayatımıza girmesi ile kullanılan gübre miktarımız arttı, kullanılan su miktarı arttı ve tüm bu uygulamalar hastalık ve zararlıların(zararlı böceklerin) artmasına sebep oldu haliyle tarım ilaçları kullanımı arttı.  

   Bunun neticesinde topraklarımız sağlıksız ve obez bir yapıya döndü. Obezleşen topraklar sağlıksız ve verimsiz alanlara dönüştü beraberinde ömrü kısaldı.

 Haliyle düşük verim ile  kalitesiz ve dayanıksız ürün üretildi bunu düzeltmek için daha çok ilaç daha çok gübre kullanılmaya başlandı sonucunda yüksek maliyetle üretilen ürünler, depolamaya ve nakliyeye dayanıksız ürünler üretildi. Tarla kayıpları, depo kayıpları ve nakliye kayıpları gıda israfını p lere çıkardı sonuç fiyatların keskin yükselişi ve tanzim mağazaları olarak önümüze geldi. Şunu unutmamak lazım, pahalıya ürettiğiniz  ve maliyetleri aşağı çekmediğiniz bir ürünü ucuz satamazsınız.

   Bu problem aslında tüm dünyada olan sorunlar, önümüzdeki 30 yılın gıda tedarikini planlayan ülkeler bu sorunun çözümü için çalışmalara çoktan başladı.

   Şu an dünyadaki ortak görüş” Gıdayı artırmamız lazım” bunun çözümü; kaynakları kaybetmeden, doğru kullanarak sürdürülebilir sağlıklı, ekonomik ve kaliteli gıda üretimi yapmak. Çözüm; toprağı anlamakta ve toprağı sayısallaştırmakta. Hava değişkenliği, toprağın fazla su alması, tarım ilaçları ve gübreleme ile birlikte toprak yapısı değişiyor haliyle yeni tohum çeşitleri çıkıyor, üretim tüm faktörlerin bir araya getirilmesi oluşan verilere göre yapılmalı aksi taktirde bir sonraki üretim döneminde sonuç olarak deden kalma uygulamalara mahkum oluyorsunuz.

   Toprak verileri sayısallaştırılmalı, toprak analizi ve buna göre üretim planlaması yapılmalı, bunun için gerekli adımlar atılmalı. En büyük yanlışımız ne yazık ki yem bitkileri ve baklagillerin üretimini azaltmakla topraklarımızın sonunu getirmenin başlangıcı oldu       İngiltere 1700 yılların başında ilk yaptığı iki şey; toprak muhafaza kanunu yani toprak bölünmesini engellemek ve toprak ıslahı için baklagiller, yem bitkilerinin ekimini yaygınlaştırmak.

   Yani İngiltere’nin 250 yıl önce yaptığını biz halen verimli bir şekilde uygulayabilmiş değiliz. Girdi maliyetleri artıyor, karlılık azalıyor çevresel faktörlerin etkisi artıyor. Kaynaklar hızla azalıyor, sık kullanılan gübre ve tarım ilaçları, yanlış sulama ile birlikte toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı tamamen değişiyor.

   O zaman değişimleri belirleyip üretimi buna göre yapmalıyız ayrıca  değişen şartlara göre yeni tohum çeşitleri çıkıyor tüm faktörlerden kaynaklanan olumsuz tabloyu toprak analizi ve veri oluşturarak üstesinde gelebiliriz. Bunu yapmak için ya yazılım geliştiririz ya da teknoloji ithal ederiz ama mutlaka bir çözüm yoluna gitmeliyiz, bu sayede hem tarımsal üretimimiz bilgi ile beslenecek ve gelecek nesillere veri aktarılmış olacak. Bu saydıklarımız mevcut gıda fiyatlarının temel sorunlarından, çözülme yoluna girmeyip görmemezlikten gelinirse gıda savaşlarında kaybeden ülkelerin başında geliriz. Kaliteli ve sürdürülebilir üretim için toprağımızı tanımamız lazım, tanımak için ne istediğini bilmemiz lazım, ne istediğini bilmek için toprağı sayısallaştırıp veri oluşturmamız lazım… 

Yani toprağı dijitalleştirmek zorundayız...

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

SON DAKİKA HABERLERİ

Anket
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
yukarı çık