Evden eve nakliyat Nakliyat Ümraniye Nakliyat Depolama Uluslararası nakliyat Uluslararası evden eve Nakliyat Yurtdışı Kargo
SAĞ REKLAM 2 -KEŞAN BİRLİK
AŞKI KADRAJ- sidebar sağ taraf 3
  • DOLAR

    Alış:5.7582 Satış:5.7651
  • EURO

    Alış:6.5158 Satış:6.5229
  • ÇEYREK

    Alış:388.04 Satış:396.85

SEBZE FİYATLARINDAN ÇOK ŞİKAYET ETTİK..ÇÖZÜM ?

Süleyman  HARTAVİOĞLU

Süleyman HARTAVİOĞLU

SEBZE FİYATLARINDAN ÇOK ŞİKAYET ETTİK..ÇÖZÜM ?

  • 09 Şubat 2019, Cumartesi 18:05

   Son günlerde sebze fiyatları konuşuldu, genelde problemlerden bahsedildi, çözüm olarak satış kanallarının çoğaltılması ve tanzim mağazalarının açılması olarak görüldü. Öncelikle şunu ifade edeyim, kaliteli, ekonomik ve sağlıklı bir üretim planı yapmadığınız sürece satışa dayalı yaptığınız her plan, kısa vadeli olacaktır. Çünkü bu tür pansuman çözümler günlük problemleri çözme odaklıdır haliyle sonra gelecek yönetim bu tarz geçici çözümleri mutlaka değiştirir ve sonuç boşa yapılan masraf olarak kalır.

   Çözüm ne olmalı peki?

  Gün geçtikçe tarımdan uzaklaşıyoruz. Köyden kente göç hız kazanmaya başladı. Nüfus hızla artarken, tarımsal üretimde düşüş var. Köy yaşamının  cazibesi kalmadığı için insanlar köylerine dönmeye ikna da edilemiyor. Bu gelişmeler karşısında, sonuç;  kaynakların hızla tükenmesi ve  gıda üretiminin azalması olarak karşımıza çıkıyor.

   O halde hem köyleri cazip hale getirmemiz lazım hem teknolojiden faydalanarak gıda güvenliğini  sürdürülebilir üretimle sağlama almamız lazım.

   Geçtiğimiz ay Türkiye tarım bölgelerinin neredeyse tamamına yakın yerlerde sel felaketleri yaşandı. Seralar ve açık araziler ciddi boyutlarda zarar gördü. Bu zarar sadece mahsul kaybı değil, bir kaç yıllık emeğin de bir çırpıda heba olması anlamına geliyor. Evet, çevresel faktörlerin önüne geçemeyebiliriz, fakat tarımsal stratejimizi ve tarımda bir model belirleyebilirsek kayıpları asgari düzeye indirebilmek mümkün.

   Bu sorunlar sadece ülkemizde değil, tüm Dünya’da yaşanıyor. Farkında olan yönetimler yeni tarımsal üretim modellerini uygulamaya aldılar bile.

   Bu modelde “Köye gidemiyorsan köyü ayağına getir“ mantığı ile hareket ediliyor. Şehir çiftçiliği; diğer bir adıyla dikey tarım yani ‘Gökdelen Tarlalar’ uygulamasıyla çiftçilik şehre iniyor. Bu akım esasında yeni değil. Kadim medeniyetlerde, tarım varoşlara bırakılmayacak kadar önemli bulunur, politik, kültürel ve ekonomik anlamda iyi olan şehirlerde hassasiyetle yapılırdı. En iyi örneği, Dünyanın Yedi Harikası arasında da yer alan Babil’in Asma Bahçeleri olsa gerek.

   Halihazırda Barselona, Londra, New York, Toronto, Vancouver, Montreal ve Şangay gibi büyük şehirlerde çatılarda dikey tarım tesisleri ile tarım üretimi gerçekleştiriliyor. Hidroponik; yani topraksız tarım sistemi ile üretim yapılıyor. Kurulan su döngüsü yöntemiyle sulamada yağmur suyu kullanılıyor. Şehrin atıkları kompost gübreye dönüştürülüyor, şehrin çöpünden biyogaz elde edilerek şehir seraları ısıtılıyor. Bu şekilde hem maliyet, hem çevre temizliği, hem de enerji tasarrufu sağlanmış oluyor. Sentetik ilaçlar kullanılmamasına rağmen daha yüksek verim alındığı ve bu sayede daha doğal üretim yapıldığını belirtmekte fayda var.

   Dünyanın gelişmiş şehirlerinde mimariler sadece insanların yaşam alanı olarak değil, aynı zamanda yapılacak dikey tarım da düşünülerek tasarlanıyor. Üretilen ürünler ise doğrudan nihai tüketiciye ulaştırılıyor. Böylelikle, ne şehirler arası nakliye gideri ne de kırsaldan şehre sevkiyat esnasında yaşanan fiziki ürün kayıpları oluşuyor. Ülkemizdeki en önemli kalemlerden nakliye giderinin sıfıra yakın olmasının ne anlama geldiğini anlatmaya lüzum görmüyorum.

   Malumunuz son günlerde 3. Hava limanının devreye alınmasıyla, 11.750.000 metrekarelik Atatürk Hava limanının akibetinin ne olacağıyla ilgili yoğun tartışmalar oluyor. Yani 11.750 dekarlık bir arazi. Uçak bakım sahası mı, otopark mı, AVM mi, halk bahçesi mi yapılır bilemem.

   Olası gıda fiyatları için tedbir almak zorundayız. Sadece ağaç ekmek, çimlendirmek bir çözüm olmayacak. Bu tarz yeşil alanlara harcanan sulama ve gübreleme giderleri ciddi maliyetlerden. Hem yeşil alan, hem gıda  deposu bazlı üretim temel amaç olmalı. Aynı durum eski stadyumlar için de geçerli. Eski stadyumları gıda deposu yeşil alanlar için neden değerlendirmeyelim?

  Sevgilerimle

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık
admin@admin.com