SAĞ REKLAM 2 -KEŞAN BİRLİK
AŞKI KADRAJ- sidebar sağ taraf 3
  • DOLAR

    Alış:5,40 Satış:5,40
  • EURO

    Alış:6,11 Satış:6,11
  • ÇEYREK

    Alış:343,61 Satış:343,61

TAM BAĞIMSIZLIK İÇİN YERLİ VE MİLLİ TARIM....

Süleyman  HARTAVİOĞLU

Süleyman HARTAVİOĞLU

TAM BAĞIMSIZLIK İÇİN YERLİ VE MİLLİ TARIM....

  • 15 Ağustos 2018, Çarşamba 16:31

   Tarım, ülkelerin ve toplumların kalkınmasında önemli rol oynar.

   Küreselleşen ekonomik sistem, son dönemde gelişen ticaret savaşları, hızla değişen Pazar şartları tarımı daha önemli hale getirmiştir.

   Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konum, sahip olduğumuz su kaynakları, tarihsel geçmiş ve ekolojik çeşitlilik gerek hayvansal gerekse bitkisel ürünleri açısından ayrı bir öneme sahiptir.

   Tarım, toplumların gıda güvenliği, milli gelire katkısı, istihdam, sanayiye ham madde sağlaması, biyolojik çeşitlilik ile ekolojik dengeye katkısı ile ülkelerin gelişmesinde tüm Dünya’da vazgeçilmez öneme sahiptir.

  Tarım sektörü ülkemizde bu bilinci yakalamış sayılamaz maalesef. Son günlerde ülkemize yapılan ekonomik saldırılar tarımda yerli ve milli olma zorunluluğunu net ortaya koyuyor. 2017’de tarım ürünleri ithalatımız yüzde 12.7 büyüdü ithal ettiğimiz ürünlerin tamamı ülkemizde üretilen ve planlama yapıldığı takdirde ihracatını yapabileceğimiz ürünler.

  Tarımda ithalat sadece tarımsal ürünler ile sınırlı değil elbette. Tarım sektöründe yaşanan en büyük sorun tarım girdileri ve ham madde ithalatı. Tohum sektörü, tarım ilaçları sektörü, gübre sektörü, traktör, tarım aletleri, sulama boruları ve veteriner ilaçları pazarında tamamen yabancı firmaların hâkimiyeti var maalesef.

    Gübre sektöründe ham maddenin yüzde 95 i ithal edilmekte aynı zamanda damla sulama ve yaprak gübre pazarının yüzde 40 ı ithal ürünler. 2016 yılında Cumhurbaşkanımızın da katılımı ile yapılan Milli tarım projesinde konuşulan ve ülke topraklarımızın geleceği açısında son derece önemli bir proje olan kompost gübre üretimi projesinin akıbeti ne oldu bilinmiyor. Tarım ilacı pazarında ham maddenin tamamı ithal ve pazarın en büyükleri yine 4 global firma. Ne yazık ki bu firmalar pazarı istediği yönlendirmekte.

   Geçtiğimiz hafta “Tarımda 100 günlük eylem palanı” açıklandı. Bu eylem planı 18 maddeden oluşuyor ve maalesef 10 yılda gerçekleşmeyen basınçlı sulama projeleri, lisanlı depolama, arazi toplulaştırma problemlerinin 100 günde çözüleceğine inanılmış. Bu eylem planları içerisinde yerli ve milli üretimi destekleyecek çiftçinin ithalata olan mahkûmiyetini ortadan kaldıracak bir madde göremedim maalesef. Öncelik sahada sorunların hızlı çözümü; mevcut kaynakların doğru kullanılıp düşük maliyetli ve yüksek verim olmalıydı aslında.

   Ticaret savaşları gittikçe büyüyor, ülkelerin önceliği artık toplumların gıda güvenliğini sağlamak. Bu yüzden tarımda bağımsızlık ülkenin tam bağımsızlığına götürür. Tarım girdilerinde yerli üretim desteklenmeli ve markalaşma yolu açılmalı. Kurda ki yükselişler sonucu. Gübre, tarım ilaçları, tohumluk, tarım makineleri ve mazot gibi temel üretim girdilerindeki aşırı fiyat artışları, tarım işletmelerinin karlarını önemli ölçüde düşürecek. Bu durum bazı tarım işletmelerinin zarar etmesine yol açacaktır ve haliyle tarımsal üretimde daralma söz konusu olacak. Yaşanan ekonomik saldırı sonucu yükselen dövizin sanayide yaratacak zararların telafisi konuşulurken ne yazık ki çiftçinin yaşayabileceği büyük zararlar konuşulmadı. Tarım, ülkemizde sadece fiziksel ve biyolojik çıktı üreten bir sektör olarak görülmektedir. Tarım, ekonomik ve sosyal gelişimin önemli bir parçası olarak görülmeli çünkü tarım sanayiye ham madde teminini yapmakla birlikte diğer taraftan diğer sektörlerde üretilen mal ve hizmetlere talep oluşturarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Tarım girdilerinin neredeyse tamamı dövize endeksli ve büyük kısmı ithalata dayalı. Tarım sektörünün yüksek maliyetlerden kurtulması, sektörün büyümesi ve üretimin artması demektir. Tarımın büyümesi demek istihdamın artması, ihracatın artması demektir. Kaliteli üretim demek güvenli gıdanın toplumda yer etmesi demektir.

   Tam bağımsızlık için yerli ve milli tarım projeleri bir an önce planlanıp gerçekleştirilmeli. Gittikçe kızışan ticaret savaşlarının bizleri nereye götüreceği belli değil.. Bu yüzden artık tarım ürünlerinde ithalatın konuşulması bile ülkemizde büyük hata olur.

    Tam bağımsızlık için yerli ve milli tarım üretimi şart……

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık